Oku, bilgilen, fikir sahibi ol; zihnin ve gönül dünyan zenginleşsin! Dr. Ismail Kaygusuz

BABA ERENLER BİR ŞERİAT SORUNUNU ÇÖZÜYOR

Şiirleştiren Derviş Baba

 

Bir Sünni köylü dindar mı dindar
Beş vaktine beş vakit daha katar

Ağzından düşürmez besmele Allah
Her sözün başında bir yemin billah

Birgün eşeğiyle çıktı çağşıra
Kış için koyacak idi ahıra

Tırpanladı biçti çağşır otunu
Eşeğin sırtına yükledi onu

Bir dağ yamacına verdi solunu
Tuttu köylerinin keçi yolunu

Eşektir birşeyden ürktü huylandı
Sırtındaki yükü semeri attı

Çifte savurarak tepeyi aştı
Adam da peşinden çaresiz koştu

Eşek dörtnal kaçar köylü kovalar
Ardından da küfür yemin sıralar

Bir yoruldu soluk soluğa kaldı
Yeminin birinde karar kıldı

Onu yakalarsa yük yükleyecek
Yükün üstüne de kendi binecek

Niyeti eşeğe ceza vermekti
Ve sırtından yere hiç inmemekti

"Yere iner isem karım boş olsun"
Dedi "sana iyi de bir ders olsun"

Eşek koştu koştu otlukta durdu
Eğdi başın otlamaya koyuldu

Adam yaklaştıkça eşek kaçardı
Ot otlamak için ara açardı

Köylü yorgunluktan tıkandı kaldı
İşte bu sırada olanlar oldu

Boynunda dolalı zinciri eşek
Düşürdü ot oldu zehir zemberek

Zincir dolanınca ön ayağına
Düştü dindar köylünün tuzağına

Vura vur'ağızsız dilsiz hayvana
Koşturdu yıktığı yükün yanına

Çağşırı yükledi sırtına yine
Kendisi de bindi yükün üstüne

Yular elde köye sürdü eşeği
Ve aklına gelince ineceği

Yemin karşısına heybetle çıktı
İnerse karıyı boşayacaktı

Durumunu komşular öğrendiler
Onu doğru hocaya gönderdiler

Hoca dedi "yeminin tutacaksın
İnersen karını boşayacaksın"

"Var sen müftüye git o çare bulur
Kuran'dan Hadis'ten bir yolun bulur"

Kasabada herkes onu kınadı
Yük üstüne binmişti ya tınmadı

İkindi namazın müftü kıldırdı
O sırada camiden çıkıyordu

Gördü yük üstünde köylü oturur
Çevresinde insanlar bakar durur

Neyse müftüye durum anlatıldı
Kara kaplı kitaplara bakıldı

Müftü hocadan çok şey söylemedi
Farklı olarak bir çare gösterdi

"Eşek üstünde hep durmayacaksan
Karını mecburen boşayacaksın"

"Ama şeriat buna yol bulmuş
Boşayıp alana hulle'yi koymuş"

"Avradın biriyle nikahlanacak
Karı-koca olup birlik yatacak"

"Sonra adam 'talak' deyip boşarsa
Kadın da gelmeyi uygun bulursa"

"Yeniden karı-koca olursunuz
Ve birbirinize kavuşursunuz"

Köylünün hulleye aklı yatmadı
Karısı biriyle nasıl yatardı

Eşeği çevirip yola düzüldü
Adam olanlara pek çok üzüldü

Birisi koşarak yanına geldi
"Seninle bir yere varalım" dedi

Onu alıp Bektaşiye iletti
Olup bitenleri tek tek nakletti

Kadeh elde bir ardıca yaslanmış
Gamdan kasavetten tam uzaklaşmış

Baba "Hü dost! dedi, üzme canını
Korkma boşamazsın sen avradını"

"Eşeğe sırtından inersem yere
Dedin ki karım boş olsun üç kere"

"Sen de inme yere ardıca tırman
Ağaçtan atla ve kurtul sorundan"

Derviş Baba derki adam yanmıştı
İyi ki de Bektaşiye danıştı

2/III/1993