DERVİŞ BABA'NIN ALEVİ-BEKTAŞİ GÜLMECE EDEBİYATINDAN ŞİİRLEŞTİRDİĞİ ÖRNEKLEMELER

Bayezid Bistami'den Yunus ve Kaygusuz Abdal'a, Azmi'ye ve Harabi'ye ulaşan makam-ı naz'da Tanrıyı sorgulama ve şeriat dogmalarına kafatutma, Alevi-Bektaşi inanç ve düşüncesinin simgesel temsilcisi Baba Erenler, Bektaşi Babası, Bektaşi vb. halktan tiplemelere kadar inip fıkralarda-nüktelerde ortaya çıkmıştır.
Mutasavvıfların, ozanların Tanrıyla hesaplaşması, sorgulayıp eleştirmesi onu maddesel özünde yokettiğinden kendilerine, yani insana yönelmektedir. Böylece makam-ı naz'da kendi kendileriyle konuşup hesaplaşmaktadırlar. Alevi-Bektaşi mizahını (gülmecesini) oluşturan fıkralarda işlenen maddi yaşam, toplumsal yergiler ve tanrıyı sorgulamaya yönelik konular, uygulanan davranış biçimleri felsefi materyalizmin kapsamı içindedir; basitleştirilerek halka indirilişidir. 

Türk Halk şiiri üzerinde yaptığımız söyleşide demiştik ki, düzyazı ve serbest şiirle ifade edilen her türlü duygu ve düşünce, ölçülü şiirle, yani halk şiiriyle de engelsiz anlatılabilir. Bu anlayıştan hareket eden Derviş Baba, halk şiiri ögelerini, yani vezin ve kafiye (ölçülü uyaklı) kullanarak çok sayıda Alevi-Bektaşi fıkralarını şiirleştirdi.

SOFTA MI DOMUZ, DOMUZ MU SOFTA?

Softası bol köyde cami hep dolar
Beş vaktini herkes şaşmadan kılar

Kahvede köyodasında meydanda
Sohbetleri hep din iman hakkında

Boş söz dedikodu eskiye özlem
Efsane masal yok yeniye gözlem

Bir yandan yatar kalkar zikrederler
Öbür yandan domuzluklar ederler

Baba Erenler onlara çok kızardı
"Softa domuzlar" diye çağırırdı

Birbirlerinin kuyusun kazarlar
Bahçede tarlada sınır atarlar

Bağlara bostana zarar verirler
Sonra yaban domuzu söktü derler

Adım atmazdı gittikleri camiye
Softa domuzlar kirletmiş diye

Bu nedenle camiye bakmaz bile
Önünden geçerdi hep aceleyle

Bir gün gördü orda bir kalabalık
Toplanmışlar ederler şaklabanlık

Namaz vakti ha geldi ha gelecek
Bu cemaat gülecek eğlenecek

Olur şey değildi namaz saatı
Herkesin asık dururdu suratı

Baba Erenler dayanamadı baktı
Kulağına bazı sözler çarpmıştı

"Eti yenmez gönünden çarık olmaz
Kuran yasaklamış eve konulmaz"

"Mekruhtur tarlalara bile sıçsa
Sebze tahıl haram olur bulaşsa"

"Vura vura çıkaralım camiden
Hem öldürüp kurtulalım leşinden"

Yaklaştı birine Baba Eenler
"Yahu dedi, şu softalar ne derler?"

"Duymadın mı camiye domuz girmiş"
Dedi adam "keçe kilim pisletmiş"

"Gizlenmiş mimberin altında yatar
Vahşi domuz herkese korku salar"

Baba "demek ki bu domuz çok dindar"
Dedi "neşelensin bizim softalar"

"Softa domuzları ben çok gördüm ya
Rastlamamıştım hiç domuz softaya"

"Ya sizden sayıp alışacaksınız
Ya mekruh camiyi yıkacaksınız"

Yüksek sesle söyleyip uzaklaştı
Derviş Baba bu yergi ne de hoştu